Begüm Kaya

Mayısın 1’inde dünyaya geldi. Neredeyse 2 yaşından beri şarkı söylüyor. En büyük hayali İtalya’da opera okumaktı ve gerçekleştirdi. Hem Türkiye hem İtalya’da uzun bir konservatuvar hayatı oldu… 

O zamandan beri punto di svolta Italia “dönüm noktası İtalya” der. En sevdiği opera Giuseppe Verdi’nin La Traviata ve Un di Felice aryası. Bunu bu kadar sevdiği için mi opera okudu yoksa opera okumasaydı bu kadar sever miydi, ayırt edemiyor… Operadan sonra yayıncılık hayatına başlamak onu çok heyecanlandırdı. İnsanların onda en sevdiği şey mutlu enerjisi ve ellerini kollarını aşırı kullanarak konuşması. Arada keşke opera yerine gastronomi okusaydım dese de opera okuduğu için kendini çok şanslı hisseder. Acıktığında, uykusuz kaldığında ve üşüdüğünde aşırı sinirli ve uyuz biri olur. Hayatta en sevdiği şeyler gezmek, yemek yemek, güzel müzikler dinlemek ve mutfakta vakit geçirmektir çünkü o bir Boğa burcudur. Kolay kolay sinirlenmez ama sinirlenince de tam bir Boğa gibi sinirlenir korkun kaçın… 

Tam bir Venüs kadınıdır. Onu takıları olmadan düşünmek çok zor.  Elleri kolları boynu hep doludur, insanı hayrete düşüren bir takı merakı vardır. En önemli şeyleri parfümleri, makyaj malzemeleri ve takılarıdır, bunlar onun kırmızı çizgileri; dokunana yükselebilir… 

Tam bir koloratur soprano gibi kahkaha atar. En ufak bir boşluğunda derhal iki küçük kuzenine koşar. Onlarla birlikteyken onların yaşına iner ve çok mutlu olur. İtalya’da kaldığı zamanları hala çok özlemekte.